Aylık arşivler: Haziran 2014

PROTEN ALERJİSİ İLE OLUŞAN SAĞLIK SORUNLARI

İnsanların bağışıklık sisteminin cevap vermemesi gereken şeylere karşı reaksiyon göstermesine alerji denmektedir. E tipi antikorlarla oluşmaktadır. Vücudun proteinlere karşı reaksiyon vermesi sonucu protein alerjisi ortaya çıkaktadır. Protein alerjisi genetik faktörler nedeni ile ortaya çıkmaktadır. Solunum yolu ile ortaya çıkan alerjiler astım, alerjik ortaya çıkar. Eğer ciltte oluşmuşsa kaşıntı, ödem, egzama oluşur. Sindirim sisteminde ortaya çıktıysa ishal, kabızlık, kusma, koliktik gibi alerjiler görülür. Bu alerjiler doğumla meydana geldiği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. İleriki yaşlarda da gözlenebilir. Doğadan, topraktan uzak yaşayan şehir hayatında yaşamını sürdüren kişilerde alerjilere daha sık rastlanır.

Protein alerjisi denilen durumların sebep olduğu hastalıklarda hastalığın şiddetine göre eğer akut olarak ortaya çıkmışsa ilaçlarla tedavi yapılmaktadır. Mesela kurdeşen, ürtiker tarzında bir reaksiyon ise kortizonlu ilaçlar kullanılabilir. Gıda alerjilerinde ise ilaç tedavileri ön planda değildir. Bu gıdanın alınmamasına yöneliktir. Bu durum özellikle bebeklerde çok sıkıntılı bir durumdur. Çünkü bebeğin büyümesi ve gelişimi için gıdalara ihtiyacı vardır. Sık tüketilen süt ve yumurta gibi gıdaları alerjisi varsa bu gıdaların yerine geçebilecek başka gıdalar verilmelidir. Sonuç olarak gıda proteini alerjilerinde temel tedavi o gıdadan uzaklaşmaktır. O gıdadan uzaklaşılmadığı taktirde gerek hızlı gelişen alerjik hastalıklar, gerek şiddetli seyreden hasatlıklar gerekse egzama gibi kronik seyirli hastalıklar devam edecekler. Özellikle bebeklerde ortaya çıkıyorsa ciddi gelişme geriliklerine ve kilo kayıplarının ortaya çıkmasına neden olacaktır.

SICAK HAVALARDA SAĞLIK SORUNLARI İLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

Kalp hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olan kişilerin sıcak havalarda bol sıvı tüketmeleri gerekir. Bir gün içerisinde iki buçuk litre su tüketmeleri gerekir kadınların. Erkeklerin ise üç litre kadar su tüketmeleri gerekir. Bunların dışında yasaklı olan gıdaları yememeleri gerekir. Kızartmalar, hamur işleri, tatlılar yerine ızgara et, tavuk, salata, yoğurt, kepekli makarna, bulgur pilavı gibi gıdaların tüketimine özen vermeliler. Şeker hastalığında en önemli şey az ve sık beslenmedir. Öğün sayısı arttırılmalıdır. Sıcak havalarda hafif besinlerle üç ana öğün ve üç ara öğün yemeleri gerekir.

Yaz ayları özellikle yaşlılar için çok riskli aylardır. Havalar çok sıcak olduğundan dolayı eğer kronik rahatsızlıkları da varsa ciddi rahatsızlıklar görülebilir. Yaşlıların yaz aylarında bol su tüketmeleri gerekir. Çay, kahve gibi içeceklerden uzak durmaları gerekir. Yaz aylarında tuzsuz ayran ve az şekerli limonata tüketilebilir. Bunların dışında ağır yemeklerden uzak durmaları gerekir. Hafif yiyecekler yemeye özen göstermeleri gerekir. Yaşlıların da yaz aylarında sık sık ve az beslenmeye özen göstermeleri gerekir.

Sıcakların artması ile beraber kişilerde iştahsızlık gözlenir. Kepekli sandviç, tost, karpuz peynir tüketilebilir. Akşam yemekleri de yemek yerine kahvaltı türü yiyecekler tercih edilebilir. Alınacak besinler bir öğünde alınmamalıdır. Mutlaka öğünlere bölünmelidir. Bunların dışında süt, ayran, yoğurt gibi besinler sıklıkla yaz aylarında tüketilmelidir. Kuru meyveler, yaş meyveler tüketilebilir.

UYKUSUZLUK SORUNU YAŞAMAMAK İÇİN ÖNERİLER

Uykudan hemen önce tüketilen ağır, yağlı besinler tüketmek uyku kalitemizin azalmasına yol açar. Aynı zamanda hazımsızlığa eden olan besinlerden de uzak durmak gerekir. Bu nedenle uykudan hemen önce tüketilen besinlere dikkat edilmesi gerekir. Sağlıklı bir uyku için uyumadan önce yağlı ve protein bakımından zengin gıdalar tüketmekten kaçınmak gerekir. Süt, yoğurt, ayran, kefil gibi içecekler ve yiyecekler uyku kalitemizi artırmaktadır. Daha rahat uykuya dalmamızı sağlamaktadır. Uyku saatinden ortalama dört, beş saat öncesinden akşam yemeğini yemiş olmak gerekir. Aynı zamanda uyku saatinden iki saat önce de ara öğünlerimizi tamamlamış olmak gerekir. Sağlıklı bir uyku için bunların yapılması gerekir. Özellikle sıvı alımı çok önemlidir. Günde 2- 2 buçuk litre kadar su tüketilmesi lazımdır. Ancak yatmadan hemen önce içilen su uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle de yatmadan bir saat öncesinde sıvı alımını su ihtiyacını bitirmiş olmak gerekir.

Yatmadan hemen önce tüketilen besinlerin obeziteye yol açtığı ve fazla kalori alınmasına neden olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Sindirim tamamlanmadığı için de uyku kalitesini bozduğu bilinmektedir. Yaşlı kadınlar üzerinde yapılan bilimsel çalışmalara göre kahvenin uyku düzeni konusunda herhangi olumsuz bir etkisi yoktur. Uyku kalitesini kahvenin olumsuz yönde etkilemediği bilimsel çalışmalar neticesinde ortaya çıkmıştır. Belki uykuya dalma süresini kahvenin etkileyebileceğini söylemişlerdir. Gün içinde yaşanan stres, sıkıntılar uykusuzluğa yol açmaktadır.

UYKUSUZLUK SORUNU YAŞAYANLAR BESLENMELERİNDE NELERE DİKKAT ETMELİLER?

Sıklıkla uykusuzluk sorunu yaşayanların beslenmelerine özen göstermeleri gerekir. Gece geç saatlerde tüketilen besinler uykusuzluğa yol açabilir. Beslenme konusunda yapılan bazı hatalar nedeni ile uykusuzluk sorunu yaşanabilir. Özellikle fast food, ağır, kızarmış, yağlı besinler hem sindirim sistemi açısından sıkıntı yaratır, hem de hazımsızlık sorununa neden olduğu için uyku kalitesini azaltır. Uyku arasında uyanmalar, uykuya dalamamalar uyku kalitesini azaltır. Çok yada çok tok yatmakta uykusuzluğa neden olabilir. Süt, yoğurt, ayran gibi besinler uyku kalitesini arttırmaktadır. Uykuya dalışımızı bu besinler daha kolay hale getirmektedir. Bu tarz besinleri kuru meyve ve taze meyveler ile tüketmek de uyku açısından faydalı olacaktır. Uyku öncesinde süt ve süt ürünleri yanında kuru meyve yada taze meyve tüketmek uyku kalitesini arttırır.

Uyku kalitesini arttırmak için yatmadan 2 saat önce sıvı alımı ve besin tüketimi tamamen bırakılmalıdır. Uykusuzluk şikayetini sıklıkla yaşayanların tükettikleri bazı içeceklerin saatine dikkat etmeleri gerekir. Mesela yeşil çay ve siyah çayda da bir miktar kafein bulunmaktadır. Bu nedenle kafein hassasiyeti yaşayan kişiler yatmadan 3-4 saat önce çay, kahve gibi içecekleri tüketmemeleri gerekir. Çayın uykusuzluk sorununa yol açtığını düşünenler daha açık çay tüketmeliler ve çaylarının içine limon damlatarak çaylarını içmeliler. Siyah çay içtiğinde uykusuzluk çeken kişiler papatya, melisa ve sarı kantaron gibi bitki çaylarını içmeye özen göstermeliler. Bu çaylar kişiyi sakinleştirir ve kişinin daha rahat uyumasını sağlar.

5 Yaşındaki Çocukta Oluşabilecek Sağlık Sorunları

5 yaş çocuğu son derece hareketli bir dönem yaşamaktadır. Bahçede, evde, parkta, okulda hareketli oyunlar oynamaktadır. Bu nedenle çeşitli kazalar, düşmeler, çarpmalar, kırıklar bu yaş grup çocuklarında sıklıkla rastlanır. 5 yaşındaki çocuklarda bazı aşı tekrarları başlamaktadır. Su çiçeğinin ikinci aşısı 5 yaşında yaptırılmalıdır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak karma aşı tekrarları 5-6 yaş aralığında yaptırılmalıdır.

5 yaş çocuğuna özellikle okul öncesi dönemde olduğu için okul başarılarını etkilememesi açısından ve varsa problemin zamanında tespiti açısından göz muayenesi yaptırılması gerekir. Diş bakım alışkanlıklarının bu dönemde yerine oturtulmuş olması gerekir. Bakımsız yada sorunlu dişlerin çocuk diş doktoruna gösterilerek tedavi edilmesi gerekir. 5 yaşındaki çocuklarda süt dişeri yavaş yavaş kaybolmaya başlar.

5 yaşındaki çocuklar harf, kelime, rakam tanımaya başladıkları dönemdir. Okul hayatıyla birlikte hiperaktivite ve konsantrasyon sorunları öğretmenler tarafından fark edilebilir. Bu sorunlar ne kadar erken yaşta fark edilirse ve çözümlenilirse daha sonraki okul yılları başarısı için de o kadar önemli olur. Motor becerilerle ilgili birtakım sorunlarında fark edildiği dönemdir bu dönem. Oyun oynarken, spor yaparken çocukta görülen sorunlar öğretmenler yada aileler tarafından fark edilirse bu sorunların çözümü için yardım alınması gerekir.

5 yaş çocuğu son derece enerjik,neşeli ve coşkuludur. Kendi kendine giyinebilir. İp atlayabilir. Makası düzgün bir şekilde kullanarak kesimler yapabilir. Sağ, sol seçimi belli olur.

1 Yaşındaki Çocukta Oluşabilecek Sağlık Sorunları

1 yaşındaki çocukta gelişimi iyi değilse, renkte solukluk varsa ve aktivitesinde bir bozukluk varsa sağlık kontrolleri yapılmalıdır. 1 yaşındaki çocukların göz muayeneleri yapılması gerekir. Rengin de solukluk varsa kan sayımı yapılması gerekir. Kilo alımında problem varsa, gece uyku bozukluğu varsa idrar yolu enfeksiyonları açısından idrar tahlili yapılmalıdır.

1 yaşındaki çocuk halen ayakta durmuyorsa, basit komutlara yanıt vermiyorsa, iki kelime kullanmıyorsa, yabancıları yadırgıyorsa ve etrafıyla ilgilenmiyorsa mutlaka doktora başvurulması gerekir. Sosyolojik, nörolojik gelişimi açısından çocuk değerlendirilmelidir.

1 yaşındaki çocuk, eğer karşısında konuşan kişi ile göz kontağı kurmuyorsa, annesi babası ve etrafı ile ilgilenmiyorsa, kendi başına sürekli mekanik oyuncaklarla oynuyorsa mutlaka doktora götürüp kontrol edilmesi gerekir.

1 yaşındaki çocuk, tutunarak yürümüyorsa ayakta durmuyorsa mutlaka motor olarak değerlendirilmedir. Çocuğun 1 yaşına kadar ki dönemde gelişimine de dikkat edilmesi gerekir. 3 aylıkken başını dik tutamıyorsa, 6 aylıkken sağa sola dönmüyorsa, 8 aylıkken desteksiz oturamıyorsa motor gelişimini etkileyebilecek rahatsızlıklar açısından değerlendirilmelidir. 1 yaşındaki çocuk basit komutlara yanıt vermelidir. İki kelime kullanamıyorsa dil gelişimi ve sosyal gelişimi açısından değerlendirilmelidir. 1 yaşındaki çocuklarda gelişebilecek sorunlar demir eksikliği açısından değerlendirilmedir. 1 yaşındai çocuk yürümeye başlandığından dolayı çok hareketli olacaktır. Hareketli çocukta her yerde gezindiği için elini ağzını her yere sürebilir. Bu açıdan enfeksiyon hastalıklarına daha yatkın olurlar. Bu açıdan sağlık sorunları yaşayabilirler.