Aylık arşivler: Ekim 2014

Ruhsal Hastalıklar Kadınları Daha Çok Etkiliyor!!!

Günlük yaşam içerisinde yaşanılan sıkıntı, stres gibi durumlar sinir bozukluklarına yol açabiliyor. Bazı nedenlerle insanların sinirlerinin açığa çıkması, olayların yoğun bir şekilde tekrarlanması neticesinde, ruhsal hastalıklara yol açabiliyor. Özellikle ruh sağlığı ve sinir hastalıkları bölümüne giderek tedavi olmak, bu konuda büyük önem arz ediyor. Yapılan araştırmalarda ise; ruhsal hastalıkların kadınları daha çok etkilediği ortaya çıkıyor. Özellikle dünyada meydana gelen haksızlık, eşitsizlik ve adaletsizlik gibi olaylar kadınları daha fazla etkilemektedir. Günümüzde bile hala bazı toplumlarda kadın-erkek eşitliği tam olarak oluşturulamamış durumda. Kadınların önlerine birtakım engeller konulması da; onların daha az para kazanmalarına, erkeklere oranlara kariyer olayında daha geride kalmalarında ve genel olarak birçok alanda erkeklerden daha arkada olmalarına neden oluyor. Bu durum da ruhsal dengelerini bozuyor.

Özellikle kadınların yıllardır süregelen erkeklerden daha geri planda kalma durumları, onların sinirlerini bir hayli yıpratıyor. Her ne kadar ülkemizde böyle bir durum yoksa da; geçmişten gelen intiba hala birçok kadının üzerinde baskı kuruyor. Ruhsal hastalıklar da bu nedenle kadınlarda daha etkili oluyor.

Meme Kanserinden Korunma Yolları

Meme kanseri; kadınlarda belirli dönemlerde ortaya çıkabilen ve kadınlarda görülme oranı hiç de azımsanmayacak kadar olan bir hastalıktır. Özellikle erken teşhis, alternatif tedavi yöntemlerini kadınlara sunmaktadır. Ancak meme kanseri teşhisinin konulmasında geç kalınması, ciddi sonuçlar ortaya çıkabilmesi ihtimalini bir hayli arttırmaktadır. Bunun yanı sıra; meme kanseri oluşumuna engel olmak için, kadınların yapmaları ve dikkat etmeleri gereken bazı önemli noktalar olmaktadır. Böylece meme kanseri oluşumuna izin verilmez. Meme kanserinden korunma yolları ile kadınlar, sağlıklı yaşama da ayak uydurma imkanı bulmaktadırlar. İşte meme kanseri riskini azaltan önemli detaylar ve meme kanserinden korunma yolları:

• Alkolden kesinlikle uzak durulmalıdır.
• Sigaradan kesinlikle uzak durmak gerekmektedir.
• Fiziki aktivitelerde bulunun.
• Genetik bir risk olup olmadığını araştırın.
• Uzun dönemli hormon tedavilerden kaçının.
• Memelerinizi belli sürelerde düzenli olarak kontrol edin.
• Yağlı gıdalardan uzak durmaya özen gösterin.
• Şikayetiniz olmasa bile mamografi çektirmeyi ihmal etmemeniz gerekmektedir.
• Eğer mümkünse olabildiğince erken yaşta çocuk sahibi olun.
• Bebeğinizi uzun süreli olarak emzirmeye özen gösterin.

Masa Başı İşleri ve Omurga Sağlığı

Özellikle masa başında oturan ve iş yapan kişilerde omurga bozuklukları meydana gelebiliyor. Dik durmak zamanla güçleşiyor ve daha sonra omurgaya uygulanan baskı ile omurga bozuklukları oluşuyor. Bel ve boğun ağrılarına da neden olan masa başında oturmak ve iş yapmak, dengeli bir oturma ve ayak durma düzeni ile önemli bir sorun olmaktan çıkabilir. Doğru oturma tekniklerini bunun için iyi bir şekilde analiz etmek ve uygulamak gerekmektedir.

İşte masa başı çalışanlar için, doğru oturma teknikleri:

• Otururken daima dik durulmalı, dik durmanın güçleştiği durumlarda bir süre işe ara verilmeli ve mümkünse biraz hava alınmalıdır.
• Eğer mümkünse ayakların altına basamakla destek verilmelidir.
• Otururken, yere bir kalem, kağıt, dosya v.b. düştüğünde belden eğilerek değil; çömelerek alınmalıdır.
• Derin ve yumuşak koltuklar tercih edilmemeli, kol koyma yeri alan ve oturduğunda içine göçmeyen koltuklar tercih edilmelidir.
• Özellikle bilgisayar başında iş yapanlar; baş dik, bel ve kalça arka kısımdan destekli, köprücük kemikleri de yüzeye paralel bir şekilde konumlanmalıdır.

Lohusa Depresyonu Belirtileri Ve Tedavisi

Doğum yapan çoğu annelerde ilk bir kaç gün annelik hüznü diye adlandırılan bir depresif durum görülmektedir. Zaman içersinde uykusuzluk, ağlama ve sinirlilik hali geçmektedir. Eğer bu sorunlar bir ay dan fazla sürerse buna doğum sonrası depresyon yani lohusa depresyonu denilmektedir. Vücuttaki hormonal değişiklikler anneyi bunalım yaşamasına sebebiyet vermektedir. Depresyon yaşayan annede şu belirtiler görülmektedir;
Mutsuz olma hali,

Uykusuzluk,

Sık sık ağlama,

Suçluluk ve yetersizlik duygusu,

İştahsızlık,

Giyimine özen göstermeme,

Bebekle ilgilenmeme isteği,

Panik duygusu,

Böyle durumdaki bir annenin doktor kontrolünde olması gerekir. Lohusalık sonrasında toplumca uygulanan anneyi yalnız bırakmama, onunla ilgilenme gibi bir çaba uygulanmaktadır. Bu uygulama çok güzel bir davranıştır. Ancak sadece bunlar yetmeyebilir. Yüksek riskli depresyonu önlemek için doktora danışmakta fayda vardır.

Anne bu dönemde bebeği emzirdiği ilaç kullanamayacağından iyi bir terapistten yardım almalıdır. Bunun yanında mümkün oldukça bebeği ile birlikte yürüyüşler yapmalıdır. Arkadaşlarıyla buluşmalarını kesmemelidir. Özellikle spor yapmak iyi gelecektir. Mutlu olacağı okumaktan zevk alacağı kitaplar okumalıdır. Çevresindeki insanlar bebek bakımında anneye yardımcı olmalıdırlar. Evdeki işlerde anneye yardımcı olunmalıdır. Hassas bir dönemde olduğu göz önünde bulundurularak dikkatli davranılmaldır.

Göz Tansiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Türüne göre farklılık gösteren göz tansiyonu; en fazla açık acılı göz tansiyonu türüyle dikkat çekiyor. Görme kaybı yaşanan kadar belirtisi anlaşılamayan bu göz tansiyonu; en tehlikeli göz tansiyonu olmakta. Muayene esnasında ortaya çıkan göz içi basıncındaki anormallik, bu türün meydana geldiğini ispatlamaktadır. Diğer türlerinde ise; çeşitli belirtiler vardır ve bunlar genellikle bulanık görme, kızarma, baş ağrısı veya göz yaşarması gibi belirtilerle açığa çıkmaktadır.

Göz tansiyonunun da erken tedavi büyük bir önem taşımaktadır. Birçok hastalıkla olduğu gibi bu hastalıkta da erken tedavi önemli bir rol oynamaktadır. Kesin bir tedavisi olmayan göz tansiyonu hastalığı; zararın en aza indirilmesi için, yapılan birtakım çalışmalarla kendini göstermektedir. Gözün görme kapasitesinin korunması en çok dikkat edilen durum olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca ilaç ve göz damlası kullanımı, başvurulan tedavi yöntemleri arasında en çok tercih edilenidir. Bunların dışında göz ameliyatı ve lazerle yapılan tedavi yöntemleri; göz tansiyonu hastalığında kullanılan diğer tedavi yöntemleri arasında kendine yer bulan diğer yöntemlerdir.

Emzirme Döneminde Görülen Meme Enfeksiyonları

Emzirme döneminde görülen meme enfeksiyonları, günümüzde az oranda görülmeye başlamıştır. Eskiden daha büyük sıklıkla görülen bu sorun; artık yavaş yavaş azalmaya başladı. Meme başında oluşan bir çatlak veya memenin geri kalan kısmında meydana gelen bir sıyrık enfeksiyonun vücuda giriş yapması için uygun ortamları oluşturmaktadır. Üstelik boşalamayan bir süt bezesi de, meme içerisinde kendisine yer edinmiş ise; bakteriler için gayet uygun bir yaşam alanıdır. Bu nedenle meme enfeksiyonları emzirme döneminde ciddi sorunlara yol açabilir.

Meme enfeksiyonları özellikle emzirme döneminin ilk zamanlarında görülür ve ilk 6 hafta risklidir. Bunun yanı sıra bebeğin sütten kesilmesi esnasında da görülebilir. Ağrı, kızarıklık, şişlik, hassaslık meme enfeksiyonu belirtileri arasında kendine yer bulmaktadır. Genel olarak antibiyotik tedavisi uygulanır, ancak bunun doktor kontrolünde gerçekleşmesi gerekmektedir.

Antibiyotik kullanıma rağmen tedavi sonuç vermiyorsa; o zaman kadınların hastaneye yatmaları ve detaylı bir inceleme görmeleri gerekir, ayrıca bu dönemde olası bir tümör tanısı da yine uzman doktor tarafından hastaya yapılmakta bu şekilde erken tanı konabilmektedir.

Çocuklarınıza Her Gün 1 Yumurta Yedirin!!!

Uzmanlar yumurtayı önemli bir besin kaynağı olarak gösteriyor. Özellikle kahvaltılarda olmazsa olmazlar arasına giren yumurta; protein bakımından oldukça zengin. Uzmanlar çocukların her gün kahvaltıda 1-2 yumurta yemeleri gerektiğini vurguluyor. Hayvansal gıdaların düzenli olarak alınmasına dikkat çeken uzmanlar, en kolay şekilde yumurta ile bunun sağlanabileceğini vurguluyorlar. İnsanın sağlıklı beslenmesinde ve vücut gelişiminde son derece etkili bir rol oynayan yumurta; tam bir protein deposu olarak dikkat çekiyor.
Özellikle yumurta ve sütün protein açısından son derece zengin olduğunu belirten uzmanlar, bu besinlerin mutlaka düzenli olarak tüketilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Hayvansal gıdaların önemine dikkat çeken uzmanlar; süt ve yumurta ile çocukların beslenmelerinin vücut gelişiminde olduğu kadar, zihinsel gelişiminde de etkili olduğunu dile getiriyorlar.
Biyolojik değeri en yüksek protein deposu olarak yumurtayı gösteren uzmanlar; sağlıklı yaşam için yumurta tüketimine dikkat çekiyorlar. Özellikle protein bazlı beslenmeden insanlara en çok yardım eden besin yumurta olarak dikkat çekiyor. Bu nedenle de tüketimi oldukça önemli oluyor ve sağlıklı yaşamda kendine yer buluyor.

Çene Kilitlenmesinde İlk Yardım

Yediğimiz besinlerin boğazdan kolay geçmesi ve küçük parçalar halinde mideye ulaşması, çenemizde yer alan çiğneme kasları ve dişlerimiz yardımıyla gerçekleşmektedir. Bu gibi durumda çenemizde yer alan çiğneme kaslarının kasılması, ağzımızı açamamamıza, yani çenemizin kilitlenmesine neden olabilmektedir. Bu durumda ilk yardımın doğru bir şekilde yapılması ve çenenin açılması gerekmektedir. Çene kilitlenmesinde en çok dikkat edilmesi gereken nokta; tetanoz mikrobu olmaktadır. Bu mikrobun vücuda hemen hemen her yaradan vücuda girmesi; çene kilitlenmesine neden olmaktadır. Bunun için vakit kaybetmeden doktora gidilmelidir.
Çene kilitlenmesinin tedavisi alanında uzman olan bir doktora tarafından gerçekleştirilmelidir. Uzman doktor bu durumun öncelikli nedenini araştıracak ve daha sonra hastanın da genel durumuna bağlı olarak, en uygun tedavi yöntemini uygulayacaktır. Bu durumda ya fizik tedavi, ya egzersizle yapılan tedavi uygulanmakta veya ameliyat yapılmaktadır. İşte tam bu noktada biraz da hastanın genel durumu göz önünde bulundurulmakta ve ameliyata girmesinin riskli olup olmadığı araştırılmaktadır. Çene kilitlenmesi sorunu önem verilmesi ve dikkat edilmesi gereken bir sağlık konusudur.

Beyin 45 Yaşından Sonra Gerilemeye Başlıyor!!!

University College of London tarafından yapılan araştırmalar neticesinde 45 ile 49 yaşları arasında algı, hafıza ve düşünme yeteneklerinin % 3’ünün gerilemeye açık olduğu saptanmıştır. 10 yıllık bir süreçte yapılan incelemelerde yaşları 45 ile 70 arasında değişkenlik gösteren yaklaşık 7 bin İngiliz memur yer almıştır. Zihinsel yetilerinin incelendiği bu araştırmada, 45 ile 49 yaşlar arasında hafıza, akıl yürütme ve algılamada % 3 kayıp yaşanabileceği gerçeği ortaya çıkmıştır. Daha öncesinde de bu tür bir araştırma yapılmış, 60 yaşına kadar böyle bir sorun olmadığı saptanmıştı. Ancak günümüzde bu yaş sınırı 45’e kadar düştü. Ayrıca yaş ilerledikçe bu yüzdenin daha da artabileceği uzmanlar tarafından öngörülüyor. Bunun belki de en büyük nedeni; her ne kadar birçok alanda faydasını görsek de; teknolojinin ilerlemesi oluyor. Sürekli iletişim ve internetle ilgilenmek, bir süre sonra beyni yoruyor. Artık iş gücü oturarak, masa başında yapılır hali geldi ve bu durum da beynin yavaş yavaş iflas etmesine yol açabiliyor.

Yapılan araştırmalarda 65 ile 70 yaş arası bayanlarda akıl yürütme geriliği % 7.4, erkeklerde ise; % 9.6 olarak belirlendi. Bu araştırmada yaklaşık 2.000 kadın memur, 5.000 erkek memur yer aldı.

Bilgisayar Işınlarına Dikkat!!!

Artık çağımızın teknoloji ve internet çağı olduğu ve hemen hemen hayatımızın her alanına artık bunların yön verdiği aşikar. Hal böyle olunca da artık çoğu insan 24 saatin yarısından fazlasını bilgisayarın ve internetin başında geçiriyor. Birçok alanda bize fayda sağlayan ve işlerimizi yürüttüğümüz bilgisayarlar aslında gözlerimizin yoruyor ve zamanla da bozulmasına neden olabiliyor. Özellikle bilgisayar ekranında yazı yazan kişiler için bu sorun daha fazla önem arz ediyor, çünkü yazı yazma işlemi esnasında insan ister istemez bir yanlış olmasın diye ekrana daha dikkatli bakıyor. Bu noktada dikkat edilmesi gereken şey; yazı puntosunun ve karakterlerinin büyük olması. Yani yazıyı çıkaracağınız yazı puntosu küçük olması gerekecek bile olsa; siz olabildiğince büyük bir puntoda yazın, daha sonra zaten komple yazıyı tarayıp, puntosunu rahatça ayarlayabilirsiniz.

Bilgisayardan gelen ışınları azaltmak için dinlendirici gözlükleri de tercih edebilirsiniz. Özellikle bir şey izlerken, oyun oynarken veya bir iş yaparken; bu şekilde en azından gözlerinizi koruyabilirsiniz. Eğer çok önemli bir işiniz yoksa; bilgisayar başında çok kalmamaya dikkat edin.